GÜNEŞ ENERJİSİ SANTRALLERİNDE KAR HASARLARININ ÖNLENMESİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Ülkemizde güneş enerji santralleri planlanırken, kar yağışının santral işletmesine etkisinin çok da dikkate alınan bir unsur olmadığını dile getirirsek pek yanıldığımız söylenemez. Pek çok taahhüt ve mühendislik firması, planladıkları santrallerde panel alt seviyesinin yerden zaten en az 50 cm yüksekte konumlandırıldığını (hatta kar ihtimali yüksek bölgelerde biraz daha yüksek), bölgelerin uzun yıllar ortalamaları dikkate alındığında kar yağışının bunun üstüne çıkmasının zor olduğunu düşünerekten yeterli önlemleri aldıklarını öne sürebilir. Neredeyse tüm konstrüksiyon üreticileri statik projelerini minimumda TSE 498 standartlarına uygun tasarlıyor. Zaten teoride buna uymadıkları takdirde TEDAŞ statik proje onayını geçmeleri de pek mümkün değil. Bazı konstrüksiyon firmalarımızın daha da öteye geçip kar yükü bölgesi seçimini olması gerekenin bir üstünde aldığını da biliyoruz. Peki bunlar gerçekten önlem olarak nitelendirilebilir mi? Tam olarak değil.

Taahhüt firmaları ne kadar “önlem” alırsa alsın, işin aslı kar yağışıyla mücadele etmek zorunda kalanın karın santralleri için yaratacağı riskten çoğu zaman habersiz olan yatırımcılar olduğu. Birçok yatırımcıdan “bizim orada kar yağışı 30-40 santimi geçmezmiş” gibi söylemler duyduk. Bu da başlarına gelebilecek tehlikenin farkında olmadıklarının göstergesi.

Öncelikle kar yağışının ve sonrasındaki durumun GES tesislerine etkisini anlamaya çalışalım. Bu makalede ülkemizdeki çoğu GES tesisi için geçerli olan sabit açılı sistemlere değiniyoruz. Kar özellikle gece saatlerinde yağmaya başladığında hem güneş panellerinin üzerinde hem de zeminde birikme yapar. Gece saatlerinde üretim olmadığı için soğuk olan paneller de üzerindeki karı eritip kaydıramaz. Gündüz yağışlarında da hava aşırı derecede kapalıysa veya tipiye çektiyse panellerin üzeri yine karla kaplanacak ve birikme olacaktır. Panellerin üzerinde kar kalın bir tabaka halinde biriktiği zaman panel muhtemelen hiç üretim yapamayacak ve üzerindeki karı eritip kaydıramayacaktır. Eğer bir de yerde biriken kar panel alt seviyesine ulaşırsa, hava açtığında panelin üzerinde biriken karın aşağı kayması iyice imkânsız hale gelecek ve kar temizlenene veya eriyene kadar üretim kayıplarına sebep olacaktır.

Bazı durumlarda üretim kaybı tek derdiniz olsun diyerekten daha da vahim sonuçlar doğurabilecek başka bir senaryoya bakalım. Yandaki fotoda gördüğünüz yapı bir kar siperi. Yapısal olarak tanıdık geldi mi?

Kar özellikle rüzgârlı ve soğuk bölgelerde yağarken veya yağdıktan sonra sürgün halinde yer değiştirir. Bu sürgünler kara ve tren yollarının kapanmasına yol açar, ulaşımı aksatır veya riske eder. Bunun için aşırı kar yağışına da gerek yoktur. Bu sebeple karlı ve soğuk bölgelerde kar sürgünü riski olan yerlerde kar siperleri konumlandırılarak sürgünün yoldan uzak tutulması amaçlanır. Peki, bu siperlerin çalışma prensibi nedir?

Ana amaç hakim rüzgarın hızını bir engelle kesmek ve arkasında türbülans oluşturarak sürgün halinde hareket eden karı engelin arkasındaki bölgede toplamaktır. Böylelikle yolların kar sürgünü ile kaplanmasının önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Peki, bunun GES tesisleri ile alakası nedir?

Aşağıdaki şekilde bu ilişkiyi özetlemeye çalıştık. Sabit açılı sistemler, özellikle hakim rüzgara dik yerleştirildikleri sahalarda kar siperine benzer bir etki yaratmaktadır. Rüzgar cephesindeki sıralar kar sürgününün hızını kesmekte ve panel üzerinde türbülans yaratarak karın bir sonraki panel sırasının üzerine ve arasına birikmesine sebep olmaktadır.

Aşağıdaki fotolar, bu etkinin yaşandığı bir sahada çekildi. Görüldüğü üzere, öndeki panel sıralarının yavaşlattığı kar sürgünü, türbülans ile sıraların arasına ciddi derecede yığılma yapmış. Öte yandan sıralar arasındaki yollarda ciddi bir birikme gözlemlenmiyor. Kar birikiminin aşırı olmadığı – yatırımcı deyişiyle “30-40 cm’i geçmediği” – yerlerde bile rüzgarla sürgün sonucu fotodaki görüntülerle karşılaşmak mümkün. Peki bu kar birikmesi üretim kaybı haricinde nelere yol açar?

GÜNEŞ ENERJİSİ SANTRALLERİNDE KAR HASARLARININ ÖNLENMESİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER yazısının devamı

Solar Inverter Enerji Fazlasını Kısmak

Solar enerji sistemlerinde ülkemizde solar inverter çeşidi bilinenin aksine şebeke bağlantılı solar inverter (on-grid ) sistemleridir. Küçük çatı pazarı henüz daha emekleme aşamasında olduğundan ve sektörün daha çok büyük sistemlere yoğunlaşmasından dolayı , küçük yatırımcı için ciddi bir bilgi kirliliği söz konusudur. Bu yazımda basit olarak, şebeke bağlantılı inverter enerji fazlasını şebekeye göndermeden de sistem tasarımı yapılabildiğini kanıtlayacağım. Normal şartlarda solar panellerde üretilebilecek enerji varken bunu kısmak tuhaf gelebilir. Ancak resmi prosedürleri gerçekleştirmediysek , enerji fazlasını dışarı verdiğimizde elektrik sayacımız saymaya devam edecektir. Başka bir değişle çatınıza güneş panelleri kurdunuz ,elektrik faturanız düşmesini beklerken daha da artabilir !

Hangi Solar inverter alınmalı ?

Makalemize konu olan uygulamayı yani “evimizin ihtiyacı kadar enerji üret” diyebileceğimiz inverter markaları kendi bünyesinde bulunan enerji yönetimi mekanizması ve sayacın yanına takılan ekipmanlar ile haberleşerek sadece evin ihtiyacı kadar enerji üretimini gerçekleştirmesine imkan tanır. Böylece enerji fazlasının şehir şebekesine verilmemesi sağlanabilir.

Ev içerisinde oluşabilecek senaryolara kendini adapte edebilir solar inverter tercih edilmeli

Enerji fazlasını MPPT noktasını değiştirerek kısabiliyor

Solar inverter güneş enerji sistemlerinin kalbidir ve marifetli cihazlardır. Fabrika çıkışı ayarları : solar panellerden gelen gücü tamamiyle aktif güce( size para kazandıran Kwh ile ifade edilen) çevirmek olsa da farklı senaryolarda bu ayarları değiştirmeye olanak tanır . Örneğin 1 MW kapasiteli yaklaşık 20 dönüm araziye kurulmuş birçok sistem 1MW değerini geçmemek için bu tarz enerji kısma işlemleri yapmak zorunda kalmıştır. Okudukça tuhaf geliyor olabilir evet , aslında enerji üretebilecekken enerji fazlasını kısmak zorunda kalan bir çok santral oldu. Kısmazlarsa cezai durumlar ortaya çıkmaktaydı. Tuhaf uygulamalar solar sektöründe bence oldukça fazla ve bunun sebebi herkesin bir araya gelip ortak akıl oluşturmamasından kaynaklanıyor. Neyse bu konu derin …

Küçük bir ev için bu solar sistem nasıl çalışıyor ?

Enerji fazlasını şebekeye vermeme konusu yeni bir konu değil ancak çok bilinen bir konu da değil maalesef. Çatımıza kurduğumuz santralin testlerini yaparken sizin için enerji fazlasının dışarı vermeden sistemin nasıl kurgulanacağını göstermek için bir deney gerçekleştirdim. Bu deneyde özetle; inverter sen panelden ne kadar enerji gelirse gelsin sadece evin ihtiyacı kadar güç çek ve dönüştür olarak ayarlandı. ( Örneğin evin içerisinde buzdolabı ve televizyon çalışıyor toplamda 200Watt anlık enerji tüketimi var , solar paneller daha fazla üretebilecekken inverter çıkışında sadece 200 Watt üretiyor. Böylece enerji fazlası dışarı gitmiyor. Mutfakta su ısıtıcısı çalıştırdığımızda örneğin toplam tüketim anlık 2400Watt olduğunda bu kez inverter panellerden alabileceği maksimum enerjiyi almaya çalışıyor , yettiremediği anda şehir şebekesinden destek alıyor. Deneyimi izlemenizi öneririm.

Sonuç

Güneş enerjisinde kullanılan solar inverterler sistemin kalbidir. Enerji yönetimi özellikli , gelecek yıllarda oluşacak ihtiyaçlara kendini adapte edebilen ve satış sonrasında destek alabileceğiniz solar inverter firmaları ile çalışmanızı öneririm.

Kaynak: http://www.keremcilli.com/solar-inverter-enerji-fazlasini-kismak/

Görevli Tedarik Şirketi nedir ve ne iş yapar?

gorevlitedariksirketi

Görevli Tedarik Şirketi nedir, temel görev ve fonksiyonları nelerdir ve hangi illeri kapsar?

Görevli tedarik şirketleri, sahip oldukları perakende elektrik satış lisansı ile lisanslarında yazılı illerde faaliyet gösteren ve son kullanıcı niteliğindeki müşterilere EPDK tarafından duyurulan ulusal tarifeler ile elektrik satışı yapan şirketlerdir.

Türkiye’de elektrik piyasasının özelleştirilmesiyle birlikte, elektrik dağıtım ve elektrik satış işlemleri yeniden düzenlenmiştir. Buna göre 2013 yılında daha önce tek bir şirket altında faaliyet gösteren elektrik dağıtım (arıza, bakım ve onarım) ve görevli tedarik şirketi (fatura üreten şirket) olarak ikiye ayrılmıştır.

Aslında “Görevli Tedarik Şirketi”, kısaca elektrik faturanızı gönderen elektrik şirketi olarak tanımlanabilir. Görevli Tedarik Şirketi’ne biz burada kısaltarak “GTŞ” diyeceğiz. Elektrik abonesi olurken başvuru yaptığınız ilk yer GTŞ’lerin müşteri hizmetleri merkezleridir. Bu şirketler EPDK’nın belirlemiş olduğu ulusal elektrik tarifesi üzerinden brüt kâr marjı ile elektrik satarlar. GTŞ’ler, elektrik faturası itirazları, abonelik başlatma ya da kapatma gibi işlemlerinden sorumludur. Serbest tüketici limitini geçiyorsanız görevli tedarik şirketinizi başka bir lisans sahibi elektrik şirketi ile değiştirebilirsiniz. Genelde görevli tedarik firmalarının ismi ile o bölgenin dağıtım firması isimleri benzerdir.

Görevli tedarik şirketlerinin temel görev ve fonksiyonlarını aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

  • İlk abonelik süreçlerini başlattığı gibi, aboneliği kapatma, tarifeyi değiştirme konularını yine GTŞ’lerin müşteri hizmetleri merkezlerinden yaparsınız.
  • EPDK’dan almış olduğu lisans ile belirlenmiş il veya illerde bulunan serbest olmayan veya tedarikçisini seçmemiş elektrik abonelerine enerjisi satışı yapar.
  • Elektrik satışına ilişkin fatura düzenler. Elektrik tüketiminizi sayacınızdan dağıtım firması okuyarak GTŞ’ye bildirir. Alınan tüketim bilgisine göre tüketicinin faturası düzenlenir.
  • Görevli tedarik şirketleri, indirimli elektrik satışını Türkiye’nin dört bir yanına satabilirken ulusal tarifeden elektrik satışını, lisansı ile belirlenen bölgenin dışına satamaz.
  • GTŞ’ler kendi bölgesi içinde “Son Kaynak Tedarikçisi”dir. Özel bir şirketten elektrik alırken tedarikçiniz ile ilişkinizin herhangi bir sebeple kesilmesi durumunda veya son kaynak limitini geçmeniz durumunda size elektrik vermek zorunda olan elektrik şirketleridir.

Görevli Tedarik Şirketleri ve kapsadığı iller aşağıdaki gibidir:
CK Akdeniz Elektrik Perakende Satış AŞ: Antalya, Burdur, Isparta
Akedaş Perakende AŞ: Adıyaman, Kahramanmaraş
Aras Elektrik Perakende Satış AŞ: Ağrı, Erzincan, Erzurum
Aydem Elektrik Perakende Satış AŞ: Aydın, Denizli, Muğla
EnerjiSA İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Perakende Satış A.Ş: İstanbul – Anadolu Yakası
EnerjiSA Başkent Elektrik Perakende Satış AŞ: Ankara, Bartın, Çankırı, Karabük, Kastamonu, Kırıkkale, Zonguldak
CK Boğaziçi Elektrik Perakende Satış AŞ: İstanbul – Avrupa Yakası
CK Çamlıbel Elektrik Perakende Satış AŞ: Sivas, Tokat, Yozgat
Çoruh Elektrik Perakende Satış AŞ: Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize, Trabzon
Dicle Elektrik Perakende Satış AŞ: Batman, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak
Fırat Elektrik Perakende Satış AŞ:Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli
Gediz Elektrik Perakende Satış AŞ: İzmir, Manisa
Kayseri Elektrik Perakende Satış AŞ: Kayseri
Meram Elektrik Perakende Satış AŞ: Aksaray, Karaman, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde
Osmangazi Elektrik Perakende Satış AŞ: Afyon, Bilecik, Eskişehir, Kütahya, Uşak
Sakarya Elektrik Perakende Satış AŞ: Bolu, Düzce, Kocaeli, Sakarya
EnerjiSA Toroslar Elektrik Perakende Satış AŞ: Adana, Gaziantep, Hatay, Kilis, Mersin, Osmaniye
Trakya Elektrik Perakende Satış A.Ş: Edirne, Kırklareli, Tekirdağ
Limak Uludağ Elektrik Perakende Satış A.Ş. : Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Yalova
Türkerler Vangölü Elektrik Perakende Satış A.Ş: Bitlis, Hakkâri, Muş, Van
Yeşilırmak Elektrik Perakende Satış A.Ş: Amasya, Çorum, Ordu, Samsun, Sinop

Kaynak: https://www.afaenerji.com/gorevli-tedarik-sirketi-nedir-ve-ne-is-yapar/

3 KWe Solar Inverter Ne Kadar Enerji Üretir

Uzun bir evrak süreci ve kısa süren kurulumun ardından evimize güneş enerji santrali kurulumu tamamlandı ve enerji fazlasının satışını gerçekleştirmek üzere izin alındı. Bu süreçlerle ilgili muhtemelen bir video çekeceğim makale ile anlatılabilecek gibi değil 😊 . 3 KWe solar inverter sistemimizin yarısını oluşturmakta, toplamda 6 KWe kapasitemiz var. İlerleyen makalelerde güneş santralimiz hakkında daha detaylı bilgiler paylaşacağım.

bulutlu ve bulutsuz hava elektrik üretim karşılaştırması

3 KWe solar inverter ne kadar enerji üretti ?

Sistemi Ağustos 2019 ortalarında devreye aldığım için yakın zamanda elde ettiğim en fazla enerji miktarını sizinle paylaşacağım. 13 Ağustos 2019 günü bulutsuz ve güneşli bir havada 3 KWe kapasiteli güneş enerji sistemim ile 21.03 KWh enerji ürettim. Bir evin ihtiyacının ortalama 6-8 KWh olduğu düşünülürse gerçekten güzel bir değer. Tabi ki güneş enerji santrali her gün bu kadar enerji üretmeyecektir. Aylara göre , hava şartlarına göre , sistem bileşenlerine göre güneş enerjisinden elektrik üretimi değişkenlik gösterecektir.

güneşli bir havada 3 kwe solar inverter üretim grafiği

Bulutlu Bir Havada Güneş Enerji Sistemi Ne Kadar Üretir ?

Evet. Havanın bulutlu olması rekor bir elektrik üretimi yapmanıza engel olacaktır ancak üretiminiz de sıfıra düşmeyecektir. 15 Ağustos 2019 günü enerji üretim değerlerimiz bu söylediklerimizi kanıtlar nitelikte olmuştur. İki gün önce rekor enerji üreten solar enerji sistemimiz bugün sadece 8.03 KWh enerji üretmiştir. Değişken koşulların sistemimizi etkilemesi gayet normaldir. Aşağıdaki grafik yine ağustos ayında bulutlu bir hava olduğunda toplam enerji üretiminin değişebileceğini bizlere göstermektedir.

bulutlu bir havada 3 kwe solar inverter üretim grafiği

Peki Toplam Enerji Üretimi İçin Tahmin Yapılabilir mi ?

Evet yıllık enerji üretimi konusunda tahminler yapılabilmektedir. Hangi ay ortalama ne kadar enerji üretebileceğiniz veya yıl bazında ne kadar enerji üretebileceğiniz tahmin edilebilmektedir. Bu sebepten güneş enerjisinden elektrik üretimi belirsiz bir durum değildir. Her ay ortalama ne kadar elektrik üreteceğinizi az çok bilebilirsiniz.

Sonuç

Güneş enerjisinden tertemiz enerji üretimi ve bunu sürekli izleyebiliyor olmak, Enerji fazlasını dağıtım şirketine satarak azda olsa gelir elde etmek ve ülkemizin enerji ihtiyacına küçük de olsa bir üretici olarak destek vermek çok keyifli. İmkanı olan herkese küçükte olsa evlerinde güneş enerjisiyle bir an evvel tanışmasını tavsiye ederim.

Kaynak: Keremcilli.com – Technicall

Gün Öncesi Piyasası 2. Faz Yeni Teklif Tipleri

Gün Öncesi Piyasasının 2.  fazı ile Avrupa’nın önemli enerji borsalarında da sunulan ve Ülkemiz elektrik santrallerinin ve talep tarafının teknik ihtiyaçlarını daha iyi karşılayacak olan profil blok ve esnek blok teklif ürünlerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir.

EPDK’nın 28.12.2018 tarihinde yayımladığı “Gün Öncesi Piyasası Tekliflerinin Yapısı ve Tekliflerin Değerlendirmesine İlişkin Usul ve Esaslar Değişiklik Öngören Taslağı’nda” yer alan aşağıdaki yenilikler ile ilgili mevzuatın yürürlük tarihi 1 Ağustos 2019 olacak şekilde yayımlanması beklenmekte olup, piyasa katılımcılarımızın kullanımına sunulacaktır.

Katılımcıları gelecek olan yenilikler hakkında hızlı bir şekilde bilgilendirmek ve bu yeniliklerin örnek üzerinden anlaşılabilmesi amacıyla hazırlanan, yeni teklif tiplerini içeren detaylı sunum dokümanına buradan ulaşılabilir.

Alış ve satış blok tekliflerinde istenirse her saat için farklı miktarlar girilebilecek, bu sayede, santrallerin devreye girme ve devreden çıkma anlarında ve sıcaklık artış ve azalışlarında kademeli üretim artışı/düşüşü yapabilmeleri mümkün olacaktır. Profil blok miktar artış ve azalışlarında 3 katı kuralı geçerlidir. Yeni blok tekliflerde miktarlar değişebileceğinden blok teklifler kabul edilirken ağırlıklı ortalama fiyatı kullanılacaktır.

Mevcut durumda, günün herhangi bir saatinde eşleşebilen ve sadece 1 saat için verilebilen esnek satış teklifleri, yeni geliştirme ile istenilen “teklif zaman aralığında” (örneğin 12:00-22:00 saatleri arasında) ardışık olarak 4 saate kadar sunulabilecektir. Bu sayede, ardışık birden fazla saat alış veya satış yapmak isteyen üretim ve tüketim birimlerinin, söz konusu teklif tipini kullanabilmeleri amaçlanmıştır.

Mevcut yazılımda sadece esnek satış teklifleri sunulabilirken yeni getirilen özelliklerle esnek alış teklifleri de kullanıma açılacaktır.

Maksimum 6 adet esnek satış-alış teklifi sunulabilecektir. Her bir teklif 100 MWh’e kadar girilebilecektir.

Halihazırda, birden fazla esnek teklif sunulduğunda, sunulan tüm tekliflerin aynı saatte eşleşme riski mevcut iken, yeni geliştirme ile bir katılımcının sunacağı birden fazla esnek teklif ilgili katılımcının aynı teklif zaman aralığını seçmediği müddetçe aynı saatte eşleşmeyip farklı zaman aralıklarında eşleşebilecektir.

Piyasa katılımcıları için http://testgop.epias.com.tr adresinden yeni teklif tiplerini mevcut kullanıcı adları ve şifreleri ile test edebilecekleri test ortamı açık olup, hali hazırda katılımcılar testlerine devam edebilecektir. Test ortamlarına verilen teklifler nedeniyle herhangi bir finansal yükümlülük doğmamaktadır.

Yeni teklif tiplerini içeren web servis dokümanlarına http://testgop.epias.com.tr/gop-servis/technical/ adresinden ulaşılabilir.

Ekran Resmi 2019-07-09 20.02.18

Ekran Resmi 2019-07-09 20.02.36

Ekran Resmi 2019-07-09 20.03.11

Ekran Resmi 2019-07-09 20.03.34

Ekran Resmi 2019-07-09 20.03.50

Ekran Resmi 2019-07-09 20.04.11

Ekran Resmi 2019-07-09 20.04.28

Ekran Resmi 2019-07-09 20.04.46

Ekran Resmi 2019-07-09 20.05.04

Ekran Resmi 2019-07-09 20.05.24

Ekran Resmi 2019-07-09 20.05.51

 

Yeni Yönetmeliğe Göre Solar Çatı’ların Durumu

Sektördeki duraksama sonrası temeli oluşturulmaya başlanan çatı mevzuatı nihayet şekillenmeye başlıyor. En azından ortaya rakam dökebilmek için yeterli kıvamda diyebiliriz. Tabii bu uzun bekleyiş çatısına üretim tesisi kurmak isteyenler için kolay sabredilebilir bir süreçti. Sonuçta bir arazi bulmak gerekmiyor, arazi(çatı) zaten hazır bekliyor. Fakat sektörden ekmek yiyenler için bu kadar rahat konuşmak pek mümkün değil. En önemli yenilik de aylık mahsuplaşma oldu. Bu; ilgili ay içinde üretilen ile tüketilen enerjinin farkı üzerinden fatura ödemek demek oluyor. Önceden saatlik mahsuplaşma mevcuttu ve sadece gündüz elektrik üreten GES’ler için bu mantıklı olmuyordu.

Ben de bunun üzerine bizim ev özelinde ne deyişti diye merak ettim ve ufak bir çalışma yaptım. İlk(bence en kritik) adım “tüketim profili”ni oluşturmak oldu. Eğer tüketim profili detaylı bir şekilde oluşturulmazsa yeni hakların bize kazandırdıklarını anlamak pek mümkün olmuyor. Bir evin saatlik tüketim profilini çıkarmak da bir hayli zordur. Çünkü bağlı olduğunuz perakende şirketleri sadece 3 tarife üzerinden tüketimlerinizi verir; fakat bize 24 ayrı veri gerekiyor. Bizim evin saatlik tüketimi aşağıdaki gibi. Çalışan bir çift olsak da en çok tüketimi gündüz vakti yapıyoruz. Normalde az elektrik tükettiğimiz için haftasonları %’sel olarak gündüz vakitlerinin oranını artırıyor.

Ekim ayı taşındığımız ay 😱

Bir diğer önemli konu da üretim profilinin çıkarılması. Evin tüketim sözleşme gücü 14kW ve demand da 3-3.7kW arasında değişiyor. Sözleşme gücümüz yüksek olsa da her daire bu kadar kurmak isterse çatımızda buna maalesef yer yok. O sebeple 3.7kW’lık daha gerçekçi ve yeterli bir tesis üzerinden gitmek daha doğru. Böyle bir tesis kurduğumuzda saatlik üretim profili aşağıdaki gibi oluyor. Üretim değerlerini 3 tarifeye göre ayırsak bile neredeyse tamamı gündüz tarifesinde gerçekleşiyor.

8766 saatlik verilerin olduğu exceli dileyene verebilirim.

Mahsuplaşma analizi için bu iki profil oldukça önemli. Örneğin; 35%’lik tüketim yaptığımız puant dönemde 0,25%’lik üretim oluyor, bir başka deyişle elektrik faturası ödemeye devam ediyorsunuz. Yeni çıkan yönetmeliklerin amacı da bu gibi sorunları ortadan kaldırmak.

Peki yönetmelikten önce durum nasılmış, şimdi nasıl oluyor? Yani saatlik mahsuplaşmak ile aylık mahsuplaşmak arasında ne fark var?

Saatlik mahsuplaşmaya göre; 06:00-17:00 arasında üreteç, diğer saatler tüketeç konumundayız. Yani hem bu santrali kurup, hem de fatura ödemeye devam etmemiz gerekiyor ki son tüketici aileler için hiç sıcak bir fikir olmaz. En büyük motivasyon olan ‘kendi elektriğini üretme’ özgürlüğünden oldukça uzak bir durum. Aşağıdaki grafik; bir yıl için tüm verilerin saatlik olarak sıkıştırılmış halini bize sunuyor.

Her renk bir tarife grubu (Her görsel için geçerli)

Aylık mahsuplaşmaya göre ise ekim ayı dışında bir fatura ödememize gerek kalmıyormuş. O ay da taşındığımız ilk ay olduğu için evde tüm aydınlatma ve prizler yoğun olarak kullanılıyordu.

Bu grafikleri kendi eviniz için oluşturmaya çalıştığınızda farkedeceksiniz ki aylık mahsuplaşma aslında perakende şirketlerinin de işini oldukça kolaylaştırıyor. Birinde 10.000’lerce takip edilmesi gereken veri varken, diğerinde bu rakam çok daha az. Son tüketicileri(bizleri) ise girilebilir bir yarışın içine sokuyor ve kendi ürettiğiniz elektrikten fazla tüketmemenizi sağlıyor. Örneğin şuan ekim ayı için kendimi kaybedenler kulübü üyesi gibi hissediyorum. Ama eminim ki uzun bir süre bu yenilgiyi yaşamayacağım. Çünkü artık tüketim ve üretim profillerime hakimim. Ayrıca insanlar bu sayede analiz yeteneği de kazanacak. Eminim bir emekli için de müthiş bir meşkale olacak.

Türkiye için en büyük sektörel problemin de enerjideki ithalat oranının fazlalığı. Son tüketicileri baz yük kullanan kesim olarak nitelendirmek çok yanlış olmaz. Sonuçta evdeki ışık yanmazsa bu elektriği ne fabrika tüketebilir ne de devlet. O sebeple 52%’ye denk gelen yıllık ithalat oranını kullanarak ilerlemeyi tercih ettim.

Kullandığımız elektiğin ne kadarı yerli ne kadarı ithal? Sorunun cevabı da bir o kadar teşvik edici. Saatlik mahsuplaşma sonucu tüketilen elektriğin 56,3%’ünü, aylık mahsuplaşmada ise 1,8%’ini ithal olarak kullanıyoruz.

Buraya kadar her şey tamam, peki ürettiğim fazla elektrik nasıl değerlendiriliyor? Normalde evin yıllık fatura bedeli 1.355 TL. Bu tesisi kurduktan sonra saatlik mahsuplaşsak 1.189 TL ki bunun büyük kısmı üretimden kaynaklı dağıtım bedeli(anladığım kadarıyla yeni sistemde ihtiyaçtan fazla olan üretim üzerinden dağıtım bedeli alınmama sebebi bu). Aylık mahsuplaşmada ise hem fatura ödemiyoruz, hem de gelir makbuzu ile 560 TL cebimize para giriyor.

Fatura hesaplama ve karşılaştırma

Hem yerli, milli ve ŞAHSİ elektrik kullanımı, hem de para kazanabilmek açısından oldukça faydalı bir model gibi duruyor. Nice Solar Çatılara.

Kaynak: Onur Güneş – Yeni Yönetmeliğe Göre Solar Çatı’ların Durumu Yazısı

KMÜ Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Kapatılmamalı – Enerjiportalı

Ekran Resmi 2019-06-25 16.41.14.png

Değerli okuyucular,

Bugün sizlerle geçtiğimiz Cuma günü YÖK’ün 2019 yılı Yükseköğretim programları ve kontenjanları kılavuzunu yayınlaması ile farketmiş olduğum ve beni üzüntüye boğan bir durumu sizlerle paylaşmak istemekteyim. Biz Enerji Sistemleri Mühendisleri, ülkemizin enerjide dışa bağımlılığına, enerji güvenliğine, enerji sektörünün her yönüne çözümler üretecek, ülkemizi muasır medeniyet seviyelerine ulaşması için çaba sunacak bireyleriz. Bir Enerji Sistemleri Mühendisi olarak da meslektaş adayı arkadaşlarımla yakından iletişim kurarken onları geleceğimiz olarak hazırlayan Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölüm’lerini de yakından takip etmekteyim. Buradan yola çıkarak da özellikle kendi içerisinde bulunduğum güneş enerji sektöründe en çok kurulu gücün olduğu Konya’ya yakınlığı ve Karaman’da bulunması sebebiyle dikkatimde olan ve bilgi sahibi olduğum Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü’ne ne yazık ki 2019 yılı Yükseköğretim programları ve kontenjanları kılavuzunda kontenjan tanınmadığı durumu gözüme çarpttı. 2010 yılında kurulmuş, 2012-2013 yılında lisans öğrencisi alınımına başlamış, 12 adet akademik personel bulunduran, 61 mezun veren ve önümüzdeki süreçte 131 potansiyel mezunu olan, önemli laboratuvar altyapısı, yatırımları ve konumu olan Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü YÖK tarafından eğer kontenjanlarda güncellemesine gidilmez ise kapanma tehlikesi ile karşı karşıya. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki, bölüm için ciddi bir alt yapı yatırımı yapılmış ve enerji verimliliği merkezi yatırımları da söz konusu ve de bölge enerji ihtisas bölgesi olarak da belirlenmiş durumda. Bu enerji verimliliği merkezinin kurulumu tamamlanmış olup 2019 yılı içerisinde faaliyete geçecek, merkez ise Türkiye’nin 3. Enerji verimliliği merkezi olacak, buradaki önemli hususlardan biri de bu merkezin bölümle olan ilişiği. Şunu da atlamamak gerekir ki Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nin stratejik planlamasının üç ayağından biri de enerji. Enerji ihtisas bölgesi seçilen Karaman’da tüm alt yapı kurulmuş ve yüksek oranda yatırım yapılmış olmasına rağmen, Enerji Sistemleri Mühendisliği bölümüne kontenjan bu sene verilmemiş ve bu durum piyasanın kaliteli mühendis yetiştirilebilecek altyapıya sahip bir bölümün kapatılacağı ve yapılan yatırımların karşılıksız kalacağını göstermektedir. Umarım bu durum değişir, bunun yerine özellikle bazı alanlarda yetkinlikler sağlanıp üniversite adayları noktasında teşvik yoluna gidilerek bölümün kapatılmasının önüne geçilir.

timthumb.php

*”Bu yazı Enerjiportali.com enerji haber portalının için özel hazırlanmış ve yayınlanmıştır. Yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Enerjiportali.com’a ve tarafıma aittir. Tekrar yayınlanması halinde kaynak gösterilerek bu sayfaya aktif bağlantı sağlanması zorunludur.”

Yazımı okumak için  enerjiportali.com/kmu-enerji-sistemleri-muhendisligi-bolumu-kapatilmamali/ Emeği geçen Enerjiportali.com ekibine çok teşekkür ederim.

 

Enerji Üzerine Yazılarım, Araştırmalarım ve Önemli Gelişmeler

%d blogcu bunu beğendi: