Son Kaynak Tedarik Tarifesi Nedir?

EPDK tarafından görüşe açıldığı günden beri elektrik sektöründe derin tartışmalara sebep olan ve 1 Ocak 2018 tarihinde yürürlülüğe girmesi planlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesi 20 günlük gecikme ile Resmi Gazete ’de yayınlandı. Aylık limiti bazı sektör uzmanları tarafından 100.000 kWh/Ay olacağını söyleyenlerin aksine limit 50 Milyon kWh/Yıl olarak yayınlandı ki bunu aylığa vurduğunuzda 4.166.666 kWh/ay yapar.


Son Kaynak Tedariki Nedir? 

Basit anlatımla yıllık tüketiminiz 50 Milyon kWh üstünde ise tarifeniz ne olursa olsun faturanız 1 Nisan 2018 tarihinden sonra bambaşka bir yöntem ile size ulaşacak. Eskiye göre daha fazla elektrik faturası ödeyeceksiniz. Birde özel bir şirket ile çalışırken dağıtıma düşmeniz durumunda bu şekilde faturalandırılacaksınız. Buna son kaynak tedariki denilmektedir.

 

Son Kaynak Tedarik Tarifesi Nedir? yazısının devamı

Reklamlar

Kitap İncelemesi: Duvar – Deniz Ülke Arıboğan

İtiraf etmeliyim ki kitabı okumaya başlarken heyecan ve merak duygumun hat safhada olduğu bir duygu yoğunluğu içerisindeydim. Ülkemizin aydınlık ve entellektüel yüzü olarak başarılarıyla saygı duyulmayı çoktan hak etmiş şimdiden herkesin “hoca”sı olarak kabul görerek saygısını kazanmış, akademik başarılarıyla hepimizin gururu olmuş ve ülkemizin kadınları için en ideal son dönem rol-modeli olan Deniz hocamızın kitabıydı…

Belirtmeden geçemeyeceğim katılım gösterdiği oturumları veya TV programlarını ayrı bir heyecanla takip ederim. Böylesine donanımlı ve vizyon sahibi bir kişinin fikirleri şüphesiz ki vizyon kazandıracak cinsten, işte bu nedenlerle “Duvar” kitabının şahsım adına kıymeti bir kat daha artmakta.

Küreselleşme aktörlerinin sınırları ve duvarları zorlamaya devam ettiği günümüzde, otoriter/totaliter sistemlerin yükselişe geçtiği yeni bir dönemin başladığını; güçlü, seçilmiş kral liderlerin öncülüğünde siyasetin yeniden şekilleneceğini… Devlet merkezlerinin, elindeki teknolojik donanımların da katkısıyla duvarlar içine hapsettikleri halklarını daha kısıtlayıcı sistemlerle yöneteceğini, devletler arasındaki ilişkilerin devlet dışı aktörlerce yönlendirilen kontrolsüz bir anarşi ortamından, kontrollü bir rekabet ortamına gireceğini… Dünyanın ruhunun değiştiği, 1987’de Ronald Reagan’ın Berlin’de yaptığı konuşmadaki ‘yıkın bu duvarı’ talimatı, şimdilerde yerini Trump’ın ‘duvar korur’ söylemine bıraktığı, ‘Sınırları olmayan dünya’ kavramı çoktan tarihe gömüldüğü fikirleriyle beraber önümüzdeki dönemde bir duvarlar yüzyılından bahsedilmektedir kitapta.

Sistemli bir inceleme ile  “Duvar: Tarih Geri Dönüyor” sekiz bölümden meydana gelmiştir. Bu bölümlere bakacak olursak; duvarların tarihsel şehir surları olarak ortaya çıkış hikayesi ilk bölümde anlatılmaktadır. Farklı örneklerden de yola çıkılarak, duvarların yaratılışının psikolojik alt yapısına da vurgu yapılmaktadır. Bu bağlamda “hobbesçu korku”, “güvenlik ikilemi” ve “biz ve onlar” gibi kavramları kullanarak savunma psikolojisi açısında duvarların önemine değinilmektedir. Kitabın ikinci bölümünde duvarların küreselleşme ideolojisine ve aktörlerine karşı dikildiği tezi tartışılmaktadır. Hungtington,  Fukuyama, Friedman gibi uluslararası ilişkilerin önde gelen düşünürlerinden alıntılar yapılarak küreselleşme  idealinin yavaş yavaş iflas etmeye başladığını, 21. Yüzyılın belirleyici aktörlerinin giderek içe kapanan, rekabetçi duvarlarla ve sınırlarla bölünmüş devletler sistemi olduğu öne sürülmektedir. Üçüncü bölümde de duvarların uluslararası göçe karşı olarak da yükselmek yönünde bir eğilim
olduğu iddia edilmektedir. Uluslararası göçmenlerin sayısının giderek artmasıyla birlikte “duvarlı dünya” fikri de yükselmeye başlamıştır. Mültecilerin ve göçmenlerin iş gücü piyasalarını etkilediği ve endüstriyel aşamanın en son noktasına ulaşıldığı (Endüstri 4.0) düşünülmektedir. Bununla birlikte Avrupa’da popülizmin ve sağ partilerin yükselişi ile birlikte duvarlar korkunun, farklılığın, ayrımcılığın da sembolü haline gelmiştir.

Kitap İncelemesi: Duvar – Deniz Ülke Arıboğan yazısının devamı

Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin 17.01.2018 Tarihinde Yapılan Yönetmelik Değişiklikleri (10kW Çatı GES)

yonetmelik

Lisanssız elektrik üretimine ilişkin 2018 yılının ilk mevzuat değişikliği 17.01.2018 tarih ve 30304 sayılı Resmi Gazete yayımlandı. Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yedi maddeden oluşmaktadır. Söz konusu Yönetmelik değişikliğinin ayrıntılarını sırası ile değerlendirecek olursak;

Yönetmelik değişikliğinin;

Birinci Maddesinde;

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin sekizinci fıkrasında değişiklik yapılmakta ve aynı maddeye 13 üncü fıkra adı altında yeni bir fıkra eklenmektedir.

·        6 ncı maddenin değiştirilen sekizinci fıkrasında, üretim tesisinin mevcut şebekeye olan uzaklığı belirlenmektedir. Yapılan değişiklik ile yerel yönetimlerin ve yerel yönetimlerin kontrol ilişkisini haiz olduğu tüzel kişiliklerin üretim tesisleri, şebekeye ilişkin uzaklıktan muaf tutulmuşlardır. Belediyeler, İl Özel İdareleri vb. yerel yönetimlere ve bunların kontrol ettiği tüzel kişilere ait projelere bir muafiyet getirilmiştir.

 ·        Yönetmeliğin 6 ncı maddesine 13 numaralı yeni bir fıkra eklenmiştir. Söz konusu fıkra;

               “(13) 23 Mart 2016 tarihinden önce toplulaştırılarak veya tekli de olsa münhasıran lisanssız üretim tesisleri için yapılmış olan ve bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla İlgili Şebeke İşletmecisince devralınmayan, dağıtım tesisi niteliğini haiz tesisler üzerinden üretim tesislerine ve/veya lisanssız üretim tesisiyle ilgili olmayan tüketim tesislerine bağlantı görüşü verilmesi halinde, söz konusu tesislerin ortak kullanım haline gelen kısmı Elektrik Piyasası Bağlantı ve  Sistem Kullanım Yönetmeliği’nin 37 nci maddesi uyarınca İlgili Şebeke İşletmecisi tarafından devralınır.”

şeklindedir.

Bu fıkraya göre; Bilindiği üzere 23 Mart 2016 tarihinde Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğini (Sistem Kullanım Yönetmeliği) 1 inci maddesi değiştirilmiştir. Sistem Kullanım Yönetmeliğinin değişmeden önceki halinde lisanssız üretim tesislerinin bu yönetmelik kapsamında olmadığı belirtilmiştir. Daha sonra yapılan değişiklik ile de lisanssız üretim tesislerinin Sistem Kullanım Yönetmeliği Kapsamı dışında olmakla birlikte Yönetmeliğin 21 inci maddesinin Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik hükümleri kapsamındaki üretim tesisleri içinde uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin 17.01.2018 Tarihinde Yapılan Yönetmelik Değişiklikleri (10kW Çatı GES) yazısının devamı

Lisanssız Elektrik Üretiminde 2018 Yılında Uygulanacak Dağıtım Bedelleri

2016 yılının kasım ayında başlayan lisanssız üretim tesislerinin dağıtım bedellerinin arttırılması ile ilgili tartışma, sürenin uzayıp uzamayacağı konuları da dahil olmak üzere yılbaşından itibaren son buldu. Artık dağıtım bedelleri paralelinde lisanssız üretim yatırımları için yeni bir dönem başlamış oldu.

aamaagdgaaoaaqaaaaaaaarbaaaajgmwnmrjmzbjltqwmdktnddlmi1hmzc2ltziowm0nti4ntbinq

Buna göre 2018 yılı yeni tarifeleri lisanssız elektrik üretimini nasıl etkileyecek?

31.12.2017 tarihinden önce geçici kabule hazır tutanağı alan tesisler için yeni dağıtım tarifesi bir önceki yıla göre %10,3 oranında artarak 2,8276 kr/kWh olarak belirlendi.

Bu duruma göre son 2 yılda fiyatlarda %272 oranında bir değişim meydana gelmiştir. Bu oran bir önceki yılın son günündeki Merkez Bankası dolar satış kuruna göre değerlendirildiğinde ise artış oranı dolar bazında %188 düzeyini bulmaktadır.

Dağıtım bedeli haricinde lisanssız elektrik üreticilerinin Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin 31. Maddesinin ikinci Fıkrası kapsamında, ilgili şebeke işletmecisi ve Görevli Tedarik Şirketlerine ödemesi gereken yıllık işletim bedeli bulunmaktadır. Söz konusu bedeller yıllık olup Temmuz ve Aralık aylarında 2 taksit olarak ödenmektedir.

Yıllık olarak dağıtım şirketi ve görevli tedarik şirketine ödenen yıllık sistem işletim bedelleri de bir önceki yıla göre yaklaşık %11,2 oranında arttırılmıştır. Buna göre ödenecek yıllık sistem işletim ücretleri değişim aşağıdaki gibidir.

Lisanssız Elektrik Üretiminde 2018 Yılında Uygulanacak Dağıtım Bedelleri yazısının devamı

FV Güneş Enerji Santrallerinde İnvertörler

Eviriciler doğru akım üreten bir kaynaktan yükü beslemek için alternatif akım sağlayan güç elektroniği devreleridir. Eviriciler, diğer bir adla inverterlerden temel olarak beklenilen, ürettiği alternatif akımdaki bozulmaların düşük seviyelerde olması ve istenilen genlik ve frekansta alternatif kaynak sağlamaktır. Eviricilerin girişinde aküler, güneş pilleri, yakıt hücreleri benzeri doğru akım kaynakları ya da alternatif bir kaynaktan beslenen doğrultucuların çıkışları kullanılabilir. Eviriciler temelde bir fazlı veya üç fazlı olabilmektedir. Bunun yanında yenilenebilir enerji kaynaklarından beslenen eviriciler, şebeke bağlantılı veya ada sistemlerinde (ada eviriciler) kullanılmak üzere iki kullanım şekilleri mevcuttur.

img_4489

Kısaca özetlemek gerekirse, invertörler AC – DC doğrultucuların çalışma mantığı ile benzer ancak ters yönde olacak şekilde işe yararlar. İnvertörler bu işlevi sağlarlarken de istenilen gerilimgüç ve frekans değerlerinde AC akım elde edilmiş olur. Yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaşması ile beraber invertörlerin kullanım oranı da paralel olarak artmaya devam ediyor. Güneş gibi kaynaklardan elde edilen enerjinin tüketiciye sunulması için de invertörler devreye giriyor.

Untitled

FV Güneş Enerji Santrallerinde İnvertörler yazısının devamı

İsviçre Alpleri’nde Gizli Bir Santral: Su yukarı doğru akıyor!

Bir İsviçre köyünün tepesinde, İsviçre Alpleri’nin muhteşem doğasında, gümüş-beyaz rengiyle aşağı süzülen bir şelale hayal edin. Şimdi de bu hayali, şelalenin insan yapımı olduğu ve milyonlarca galon suyu tuttuğu bilgisiyle birleştirin. Bir küçük detay daha: Su yukarı doğru akıyor!

Linthal’daki dev hidroelektrik santrali ile tanışın. İsviçre bu santralde suyu önce yerçekiminin gücüne bırakıp elektrik üretiyor ve akıllı hidrolik sistemiyle elektrik ürettiği suyu daha sona tekrar dağın tepesine gönderiyor. Bu dağ, aslında dev bir batarya!

İsviçre
Suyun hareketiyle elektrik üreten enerji kaynağı santral, aynı zamanda bir batarya görevi de görüyor.

GE mühendisleri bu dağı dev bir bataryaya çevirirken GE’nin en yeni değişken hızlı pompalama alanı teknolojisini kullandı. Dağın içinde damarlar gibi dolaşan borular, elektrik üretimi gerektiğinde kapılarını birden açarak metrelerce aşağıya suyu bırakıyor. Bu esnada 4 GE türbini elektrik üretmeye başlıyor. Rüzgâr enerjisi gibi diğer yenilenebilir enerji türleri için verimli bir gün yaşandığında ise üretilen elektriğin bir bölümü, türbinleri tersine çalıştırarak suyu tekrar yukarı gönderiyor. Dolayısı ile rüzgârın esmediği ya da güneşin aydınlatmadığı bir günde her zaman yedek bir enerji kaynağı ve bir bataryanız bulunmuş oluyor.

Droneweek

Muhteşem manzaralarla karşınızda dünyanın en büyük bataryası!

Kaynak: https://geturkiyeblog.com/isvicre-alplerinde-gizli-bir-santral/

Kuzey Kore Enerji Sektörü

nukleer-korea-702x336

Dünya’nın az sayıdaki kapalı ülkelerinden biri olan Kuzey Kore, son birkaç haftadır küresel siyasetin önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Kuzey Kore’nin uzun menzilli füze ve nükleer silah denemeleri sebebiyle, uluslararası toplum Kuzey Kore’ye karşı birçok yaptırım kararı aldı. Kuzey Kore ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında bir nükleer savaş riski de içeren bu krizin, uzak Asya’nın bölgesel enerji jeopolitiği açısından hayati önemi de bulunuyor. Ancak bu çalışma, bölgesel enerji jeopolitiğine değil, hakkında çok fazla malumat sahibi olunmayan Kuzey Kore enerji sektörü üzerine odaklanacak. Kuzey Kore hakkında, özellikle de enerji sektörü hakkında veri bulabilmek çok zor; bulunan verileri teyit edebilmek ise çok daha zor. Bu sebeple, bu çalışma, sadece doğruluğu teyit edilebilen ve uluslararası alanda kabul görmüş sınırlı sayıdaki veriye yer verilerek hazırlandı.*

Öncelikle, Kuzey Kore ve ABD arasındaki çekişmenin, neden tırmandığına ilişkin son zamanlardaki meşhur bir anlatıya yer vermek uygun olur: “Kuzey Kore liderine, başarılı nükleer denemenin ardından hedeflerinin ne olduğu sorulmuş bir basın toplantısında. Kim Jong-un, biraz düşündükten sonra heyecanla, artık Güneş’e insan indirmeyi hedeflediklerini söylemiş. Bir basın mensubu, Güneş’in aşırı sıcak olduğunu, bunu nasıl başaracaklarını sorunca Kim Jong-un, yine biraz düşündükten sonra, gece indireceklerini söylemiş. Bu olayı danışmanlarından dinleyen Donald Trump ise, ‘Çok saçma! Gece Güneş olmaz ki!’ demiş.”

Bu anlatı, krizin, iki ülke liderinin karşılıklı profillerinden kaynaklandığını örneklemek için kullanılsa da, Kuzey Kore rejiminin yapısal ve temel bazı hedeflerine ilişkin de fikir vermekte: Parlak güç gösterileri yaparak, rejimin meşruiyetini devam ettirmek. Enerji açısından bakıldığında ise, rejim, meşruiyetini devam ettirebilecek memnuniyeti sağlamaktan çok uzak. Kuzey Kore, Kore yarımadasının bölünmesiyle neticelenen Kore savaşından sonra, Soğuk Savaş’ın sosyalist bloğunda yer aldı ve bu sayede, enerji ihtiyacını, onlarca yıl boyunca Sovyetler Birliği’nden indirimli yakıt alarak karşıladı. Ancak, Soğuk Savaş’ın bitişiyle birlikte ülke, ciddi bir enerji ve ekipman kriziyle karşı karşıya kaldı. Öyle ki, ülkenin 2009’daki enerji tüketimi, 1990’a kıyasla %50 azaldı. Nautilus Enstitüsü’nün, istihbarat kaynaklarından derlediği verilere göre, 2005’te Kuzey Kore’nin enerji tüketiminde yakacak odun ve tarım artıklarının payı %27 oldu. Yani, çağdaş enerji kaynaklarından yoksun kalan ülke, geleneksel enerji türlerine yönelmek mecburiyetinde kaldı. Bu durum ise, ülkede ciddi bir ekolojik bozulma ve ormansızlaşmaya sebep olarak, doğal afetlerin boyutlarını ve sıklığını artırdı.

Kuzey Kore Enerji Sektörü yazısının devamı

Enerji Üzerine Yazılarım, Araştırmalarım ve Önemli Gelişmeler

%d blogcu bunu beğendi: